AB, Türk Sıcak Sacına Uyguladığı Anti-Damping Vergisini Uzatmak İçin Nihai Gözden Geçirme Başlattı
Avrupa Birliği, en büyük sıcak haddelenmiş yassı çelik (HRC) tedarikçilerinden biri olan Türkiye'ye yönelik ticaret cephesini yeniden gündeme taşıdı. Avrupa Komisyonu, Türkiye menşeli HRC ürünlerine 2021'den bu yana uygulanan anti-damping vergilerinin süresi dolmadan, bu önlemlerin devam edip etmeyeceğini belirlemek üzere nihai gözden geçirme (expiry/sunset review) soruşturması başlattı.
Soruşturma, AB kotalarının 1 Temmuz 2026'da daraltılması ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) devreye girmesiyle Türk ihracatçılarının zaten baskı altında olduğu bir döneme denk geldi.
Giriş
Anti-damping önlemleri süresizdir değil; belirli bir süre sonunda sona erer. Ancak yerli üreticilerin başvurusuyla, önlemin kaldırılması hâlinde dampingin ve zararın tekrarlanıp tekrarlanmayacağını değerlendirmek için "nihai gözden geçirme" mekanizması işletilebilir. Bu süreç işletildiğinde, mevcut vergiler otomatik olarak ortadan kalkmaz; soruşturma tamamlanana kadar yürürlükte kalır.
Türkiye açısından konu kritik: AB, Türk HRC'sinin en önemli ihracat pazarlarından biridir ve bu vergilerin bir 5 yıl daha uzatılma ihtimali, halihazırda kota ve karbon düzenlemeleriyle daralan pazara ek bir engel anlamına geliyor.
Gelişme
Kamuya yansıyan bilgilere göre gözden geçirme başvurusu, Avrupa Çelik Birliği EUROFER tarafından 1 Nisan 2026'da AB üreticileri adına yapıldı. Avrupa Komisyonu soruşturmayı 7 Temmuz 2026'da resmen başlattı.
Mevcut önlemler, 5 Temmuz 2021 tarihli (AB) 2021/1100 sayılı Uygulama Tüzüğü ile yürürlüğe girmişti. Firma bazında geçerli olan kesin anti-damping vergi oranları şöyle:
| Üretici | Anti-damping vergisi |
|---|---|
| Habaş | %4,7 |
| OYAK (Erdemir & İsdemir) | %4,9 |
| Borçelik ve Ağır Haddecilik | %5,6 |
| Çolakoğlu | %7,3 |
| Diğer tüm firmalar | %7,3 |
Soruşturmanın kapsamına demir ve alaşımsız/alaşımlı çelikten üretilen, kaplanmamış sıcak haddelenmiş yassı ürünler (rulo veya boy kesilmiş sac ile dar şerit) giriyor; paslanmaz çelik, tane yönlendirmeli silisyumlu elektrik çeliği, takım çeliği ve yüksek hız çeliği ile belirli kalın levha ürünleri kapsam dışı. İlgili GTİP/CN başlıkları 7208, 7211, 7225 ve 7226 altında yer alıyor.
Komisyon, dampingi 1 Nisan 2025 – 31 Mart 2026 dönemi üzerinden; zarar analizini ise 1 Ocak 2023'ten itibaren inceleyecek. EUROFER'in temel iddiası, Türk üreticilerin önemli bir atıl kapasiteye sahip olduğu ve AB pazarının cazibesini koruduğu; dolayısıyla önlem kalkarsa dampingli ithalatın yeniden AB üreticileri üzerinde fiyat baskısı yaratacağı yönünde. Soruşturmanın normal koşullarda 12 ay içinde, en geç ise 15 ay içinde tamamlanması bekleniyor.
Uzman Yorumu — Gelişmenin sektör üzerindeki olası etkileri
Bu soruşturma tek başına ele alındığında, uygulanan oranlar (%4,7-7,3) görece ılımlı görünebilir. Ancak asıl mesele, önlemin üst üste binen ticaret engelleriyle birleşmesidir. 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren yeni korunma önlemi çerçevesinde AB, gümrüksüz çelik ithalat kotalarını 2024 seviyesine göre yaklaşık yüzde 47 daralttı ve kota aşımındaki vergiyi yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkardı. Buna CBAM'in karbon maliyeti eklendiğinde, anti-damping vergisinin bir dönem daha kalıcılaşması, Türk HRC'sinin AB'deki fiyat rekabetçiliğini kümülatif olarak aşındıran üçüncü katman haline geliyor.
Piyasa değerlendirmelerine göre bu tablo, Türk ihracatçıları AB dışı pazarlara (Kuzey Afrika, Körfez, uzak Asya) ve iç piyasaya yönelmeye itebilir. Ancak Türkiye'nin aynı anda ABD ve Kanada gibi pazarlarda da anti-damping/telafi edici vergi süreçleriyle karşılaşması, alternatif pazar arayışını zorlaştıran bir eş zamanlılık yaratıyor.
Sektörel Etkiler
- HRC / sıcak sac: AB'ye doğrudan HRC ihracatında marj baskısı sürüyor; önlemin uzaması hâlinde ihracatçıların fiyatlama esnekliği daralır.
- Yassı ürün zinciri: Soğuk sac, galvaniz ve boru gibi HRC'den türeyen ürünlerde, ana girdi ihracatının yön değiştirmesi iç piyasada arz-fiyat dengesini etkileyebilir.
- İhracat coğrafyası: AB pazarındaki daralma, ihracatın Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya'ya kaymasını hızlandırabilir; bu da o pazarlarda fiyat rekabetini artırır.
- İç piyasa: AB'ye gidemeyen tonajın bir kısmının yurt içinde kalması, iç piyasada arz bolluğu ve fiyat üzerinde aşağı yönlü baskı ihtimalini gündeme getirir.
- Talep tarafı: Otomotiv, beyaz eşya ve inşaat gibi yassı çelik yoğun sektörlerdeki nihai talebin seyri, ihracattaki daralmanın ne ölçüde telafi edilebileceğini belirleyecek.
Sonuç
AB'nin başlattığı nihai gözden geçirme, Türk sıcak sacına yönelik anti-damping vergilerinin en az soruşturma süresi boyunca korunacağı ve muhtemelen bir 5 yıllık dönem için daha uzatılabileceği anlamına geliyor. Tek başına yıkıcı olmasa da; kota daralması ve CBAM ile birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye'nin AB'ye yassı çelik ihracatındaki yapısal zorlukların kalıcılaştığını gösteriyor. Sektör için önümüzdeki 12-15 ay, hem soruşturmanın seyrini hem de alternatif pazar stratejilerinin ne kadar hızlı devreye alınabileceğini takip etmeyi gerektiriyor.
Kaynaklar
- SteelRadar — AB, Türkiye menşeli sıcak haddelenmiş yassı çeliğe anti-damping gözden geçirmesi
- Mesteel — EU opens sunset review of Turkish hot rolled steel AD measures
- Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) — Nihai gözden geçirme soruşturması duyurusu
- EUROMETAL — EU imposes definitive anti-dumping duties on Turkish HRC (2021/1100 oranları)
- EUR-Lex — Commission Implementing Regulation (EU) 2021/1100
Editör Notu: Bu içerik, birden fazla güvenilir ulusal ve uluslararası kaynağın karşılaştırmalı analizi sonucunda hazırlanmış özgün bir sektörel değerlendirme olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
İlgili Yazılar
