Türkiye'nin Karbon Piyasası Resmen Kuruldu: ETS Yönetmeliği Demir-Çelik Üreticisi İçin Ne Anlama Geliyor?
Türkiye'nin ulusal karbon piyasasının hukuki çerçevesi tamamlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33363 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Demir-çelik, yönetmeliğin kapsadığı faaliyetler arasında yer alıyor. Bu, sektör için karbonun artık yalnızca bir raporlama yükümlülüğü değil, tahsisat, teslim ve idari para cezası kalemleriyle birlikte doğrudan bilançoya yansıyabilecek bir maliyet başlığı haline geldiği anlamına geliyor.
Giriş
Türk çelik sektörü son iki yıldır karbon konusunu ağırlıklı olarak Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM/CBAM) üzerinden tartışıyordu. Gündem, AB'ye ihracatta ödenecek sertifika bedeli ve gömülü emisyon hesaplamalarının nasıl yapılacağı etrafında dönüyordu. 27 Ağustos'ta yayımlanan yönetmelikle birlikte tartışmanın ekseni değişiyor: karbon fiyatı artık yalnızca sınırın öbür tarafında değil, iç piyasada da oluşacak.
Bu değişimin sektör açısından iki yönü var. Bir yandan yurt içinde yeni bir maliyet ve uyum yükü doğuyor. Diğer yandan, AB mevzuatındaki mahsup mantığı nedeniyle Türkiye'de ödenen karbon bedelinin ihracattaki CBAM yükümlülüğünden düşülebilmesinin önü açılıyor. Yönetmeliğin sektör üzerindeki net etkisi, büyük ölçüde bu iki kalemin hangi hızda ve hangi fiyat seviyesinde dengeleneceğine bağlı olacak.
Gelişme
Yönetmelik, 7552 sayılı İklim Kanunu'na dayanılarak hazırlandı ve 42 madde, 6 geçici madde ile 7 ekten oluşuyor. Metin; sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasından (MRV) tahsisat dağıtımına, karbon piyasasının işleyişinden idari yaptırımlara kadar geniş bir alanı düzenliyor. Bakanlık açıklamasında düzenlemenin, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda düşük karbonlu üretim teknolojilerine geçişi hızlandırmayı amaçladığı belirtildi.
Kimler kapsamda?
Sistem, tesisleri yıllık emisyon büyüklüğüne göre üç kategoriye ayırıyor:
- Kategori A: Yıllık 50.000 ton CO2 eşdeğerine kadar emisyon. Bu tesisler ETS kapsamı dışında tutuluyor.
- Kategori B: 50.001 – 500.000 ton CO2 eşdeğeri.
- Kategori C: 500.000 ton CO2 eşdeğerinin üzeri.
Kapsam, B ve C kategorisindeki tesisleri hedefliyor. Okul, üniversite, hastane ve savunma sanayisine ait tesisler ile münhasıran biyokütle kullanan tesisler, gerçekleştirdikleri faaliyetlerle sınırlı olmak üzere sistem dışında bırakılıyor. Entegre tesisler ve büyük ölçekli elektrik ark ocaklı (EAO) üreticiler, emisyon profilleri itibarıyla bu eşiklerin belirgin biçimde üzerinde konumlanıyor.
İzin, raporlama ve teslim takvimi
İşletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesi için İklim Değişikliği Başkanlığı'ndan sera gazı emisyon izni alması gerekiyor. Basına yansıyan düzenleme detaylarına göre izin beş yıl geçerli olup başvurular elektronik ortamda azami 60 gün içinde sonuçlandırılıyor. Doğrulanmış emisyon raporlarının her yıl 30 Nisan'a kadar sunulması, tahsisat teslim yükümlülüğünün ise Kasım ayının son iş gününe kadar yerine getirilmesi öngörülüyor.
Doğrulama işlemi, akredite bağımsız doğrulayıcı kuruluşlar eliyle yürütülüyor. Geçici maddeler uyarınca pilot dönem kapsamındaki işletmelerin izleme metodolojisi planlarını iki ay içinde sunması bekleniyor; Başkanlığın bu süreyi altı aya kadar uzatma yetkisi bulunuyor. Emisyon izni alma süresi ise Kanun'un yürürlüğünden itibaren üç yıl olarak belirlenmiş durumda.
Tahsisat, açık artırma ve piyasa yapısı
Tahsisatlar, Ulusal Tahsisat Planı çerçevesinde alt tesis kıyas (benchmark) değerleri üzerinden dağıtılıyor. Yönetmelikte ücretsiz tahsisatın; kıyas değeri, ücretsiz tahsisat oranı, sektörel katsayı ve faaliyet seviyesi bileşenlerinden oluşan bir formülle hesaplanacağı düzenleniyor. Ücretsiz dağıtılmayan kısmın birincil piyasada satışa çıkarılması, piyasanın EPİAŞ tarafından işletilmesi ve aşırı fiyat oynaklığını sınırlamak üzere bir piyasa istikrar rezervi kurulması öngörülüyor. Sistemin yönetiminde Karbon Piyasası Kurulu yetkili organ olarak konumlandırılıyor.
Yaptırımlar
Doğrulanmış emisyon raporunu zamanında sunmayan işletmeler için idari para cezaları, tesis kategorisine göre kademelendiriliyor. Kamuoyuna yansıyan tutarlar en düşük 627.450 TL'den başlayıp en yüksek kademede 6.274.500 TL'ye ulaşıyor; ETS kapsamındaki tesisler için bu tutarların iki katı uygulanıyor. Geçerli izin olmaksızın faaliyet yürütülmesi halinde cezaların 1.254.900 TL – 12.549.000 TL bandında uygulanacağı bildiriliyor.
Uluslararası karbon piyasalarını izleyen ICAP'ın Türkiye değerlendirmelerine göre sistemin 800'ü aşkın tesisi kapsaması ve ülkenin toplam emisyonlarının yaklaşık yarısına denk gelmesi bekleniyor. Aynı kaynak, pilot dönemde cezaların indirimli uygulanacağına ve ETS gelirlerinin bir bölümünün adil geçiş önlemlerine ayrılmasının öngörüldüğüne işaret ediyor.
Uzman Yorumu — Gelişmenin sektör üzerindeki olası etkileri
Yönetmeliğin yayımlanması, tek başına bir maliyet şoku anlamına gelmiyor. Sistemin pilot dönemle başlaması, ücretsiz tahsisat mekanizmasının devrede olması ve cezaların bu aşamada indirimli uygulanması, ilk etkiyi yumuşatan unsurlar. Ancak asıl belirleyici olan takvim değil, fiyat. Türkiye'de oluşacak karbon fiyatı ile AB ETS fiyatı arasındaki makas, Türk çelik üreticisinin ihracatta ödeyeceği net faturayı belirleyecek.
Mantık şöyle işliyor: CBAM mevzuatı, menşe ülkede fiilen ödenmiş karbon bedelinin AB'deki yükümlülükten mahsup edilmesine imkân tanıyor. Bu durumda Türkiye'de ödenen her birim karbon bedeli, prensipte AB'ye aktarılacak bir ödemenin yurt içinde kalması anlamına geliyor. Teorik uçta, Türkiye ETS'sinin AB ETS fiyatına yakın bir seviyede işlemesi halinde ihracatçının CBAM yükünün büyük ölçüde nötrlenmesi mümkün. Buradaki kritik koşul, sistemin AB tarafından denk bir mekanizma olarak tanınması ve mahsup için gereken doğrulanmış emisyon verisinin üretilebilmesi.
Sektör açısından ayrışmanın nerede yaşanacağı da öngörülebilir durumda. Hurda bazlı elektrik ark ocağı rotası, ton başına gömülü emisyon açısından entegre üretime kıyasla yapısal bir avantaja sahip. Türkiye'nin üretim kompozisyonunda EAO'nun ağırlıklı payı, karbon fiyatlamasının küresel ölçekte yaygınlaştığı bir dönemde göreli bir konumlanma avantajı yaratabilir. Buna karşılık avantajın gerçeğe dönüşmesi, tesis bazında doğrulanabilir emisyon verisinin ve elektrik tüketiminden kaynaklanan dolaylı emisyonların yönetilmesine bağlı. Elektrik arzının karbon yoğunluğu, EAO üreticisinin karnesinde belirleyici bir kalem olmayı sürdürüyor.
Kısa vadede en somut yük ise finansal değil idari: izleme planlarının hazırlanması, akredite doğrulayıcılarla çalışılması, veri altyapısının kurulması ve izin süreçlerinin yönetilmesi. Bu kapasiteyi kurmakta geciken tesisler için risk, karbon fiyatından önce idari para cezaları tarafında birikiyor.
Sektörel Etkiler
- Uzun ürün ve inşaat demiri: Üretimin ağırlıklı olarak hurda bazlı EAO rotasıyla yapılması, gömülü emisyon açısından görece elverişli bir tablo sunuyor. İç piyasada karbon maliyetinin fiyata yansıması, ücretsiz tahsisat oranlarının seviyesine bağlı olarak kademeli seyredecek.
- Yassı ürün (HRC/CRC/galvaniz): Entegre üretim ağırlıklı segmentte ton başına emisyon yoğunluğu daha yüksek. AB'ye yassı ürün ihracatında CBAM ile ETS'nin birlikte oluşturacağı toplam yük, bu grupta daha erken hissedilebilir.
- Hurda piyasası: Karbon fiyatlamasının kurumsallaşması, orta vadede kaliteli hurdaya olan talebi yapısal olarak destekleyen bir unsur. Sektör tartışmalarında hurda tedarik ve kalite standartlarına ilişkin düzenleme ihtiyacı sıkça dile getiriliyor.
- İhracat: AB pazarına yönelik sevkiyatlarda mahsup imkânı, ETS'nin denk mekanizma olarak tanınması halinde rekabet gücünü koruyucu bir işlev görebilir. Bu tanınma süreci teknik ve diplomatik bir başlık olarak sektörün gündeminde kalacak.
- İç piyasa ve talep tarafı: İnşaat, otomotiv ve beyaz eşya gibi çelik yoğun sektörlerde maliyet aktarımının hızı, karbon bedelinin nihai ürün fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağını belirleyecek.
- Fiyat arka planı: Düzenleme, Türk uzun ürün piyasasında ağustos sonuna doğru kütük, inşaat demiri ve filmaşinde yukarı yönlü bir hareketin gözlendiği, ithal hurda fiyatlarının ise yatay seyrettiği bir konjonktürde yürürlüğe girdi. Piyasa raporlarında bu dönem için ithal hurdada yaklaşık 376 dolar/ton (HMS 1&2 80:20 CFR) civarında bir seviye aktarılıyor; farklı fiyat servisleri uzun ürün ihraç kotasyonlarında birbirinden ayrışan bantlar bildirdiği için bu rakamlar gösterge niteliğinde değerlendirilmelidir.
Sonuç
27 Ağustos 2026, Türk demir-çelik sektörü için karbonun soyut bir uyum başlığı olmaktan çıkıp kurumsal bir piyasa mekanizmasına bağlandığı tarih olarak kayda geçiyor. Yönetmelik yürürlüğe girdi; ancak sistemin sektöre gerçek faturası, henüz netleşmemiş üç değişkende saklı: ücretsiz tahsisat oranları, pilot dönemin süresi ve kapsamı, ve oluşacak karbon fiyatının seviyesi.
Üreticiler ve ihracatçılar açısından şu aşamada en rasyonel hamle, fiyat beklentisi üzerine spekülasyon yapmak yerine veri altyapısını kurmak. Doğrulanabilir tesis bazlı emisyon verisi, hem yurt içindeki tahsisat hesabının hem de AB'ye ihracatta talep edilecek mahsubun ortak dayanağı. Bu veriyi bugün üretebilen tesis, önümüzdeki dönemde hem uyum maliyetini hem de ticari riskini yönetebilecek konumda olacak.
Kaynaklar
- T.C. Resmî Gazete — 27 Ağustos 2026, Sayı: 33363, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği
- Ekonomim — Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi için kritik adım: Yönetmelik Resmî Gazete'de
- CNBC-e — ETS yönetmeliği yayımlandı: İşte karbon piyasasının yeni kuralları
- Enerji Günlüğü — Emisyon Ticaret Sistemi yönetmeliği yayımlandı
- Alomaliye — Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği (madde bazlı özet)
- ICAP — Turkish Emission Trading System
- SteelOrbis — Turkey Steel Market (27–28 Ağustos 2026 piyasa başlıkları)
- SteelRadar — Türkiye uzun ürün ve hurda piyasası günlük bültenleri
Editör Notu: Bu içerik, birden fazla güvenilir ulusal ve uluslararası kaynağın karşılaştırmalı analizi sonucunda hazırlanmış özgün bir sektörel değerlendirme olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
İlgili Yazılar
