ABD, Türk Paslanmaz Çelik Borusuna Anti-Damping ve Telafi Edici Vergi Soruşturması Açtı
Amerika Birleşik Devletleri, kaynaklı paslanmaz çelik hat ve basınç borusu ithalatına yönelik yeni bir ticaret savunması sürecini resmen başlattı. Süreç, Türkiye'nin yanı sıra Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) menşeli ürünleri kapsıyor ve Türk üreticiler için iddia edilen damping marjları dikkat çekici seviyelere ulaşıyor.
Karar, Türkiye'nin katma değerli çelik boru ihracatındaki en önemli pazarlarından biri olan ABD'ye erişimi doğrudan ilgilendirdiği için sektörde yakından izleniyor.
Giriş
ABD'li üreticiler Bristol Pipe and Tube, Felker Brothers Corporation ve Primus Pipe and Tube, 15 Temmuz 2026 tarihinde ABD Ticaret Bakanlığı (DOC) ve ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu'na (ITC) başvuruda bulunarak, ithal kaynaklı paslanmaz çelik boruların yerli sanayiye zarar verdiğini öne sürdü. ITC, ön aşama soruşturmayı başlatan bildirimini 20 Temmuz 2026 tarihli ABD Resmî Gazetesi'nde (Federal Register) yayımladı.
Gelişme
Soruşturmaya konu ürün, çeşitli çaplardaki dairesel kaynaklı ostenitik paslanmaz hat ve basınç boruları olarak tanımlanıyor. Kapsam; ASTM A-312/ASME SA312, ASTM A-358/ASME SA358, ASTM A-409/ASME SA409, ASTM A-778 ve API 5LC standartlarına uyan ürünleri içeriyor; mekanik borular, kazan boruları ve bazı özel borular ise kapsam dışında bırakılıyor.
Başvuruda yer alan iddialara göre, üç ülke için öne sürülen dampinge karşı marjlar şöyle:
- Türkiye: %14,88 ile %113,28 arasında
- Hindistan: %67,72 ile %154,37 arasında
- Birleşik Arap Emirlikleri: %62,36 ile %120,19 arasında
Damping soruşturmasına ek olarak, Türkiye ve Hindistan menşeli ürünler için sübvansiyona karşı telafi edici vergi (CVD) iddiaları da bulunuyor; BAE için ise yalnızca dampinge karşı (AD) inceleme yürütülüyor. Başvuru aşamasında CVD marjları sayısal olarak henüz belirtilmedi.
Süreçte öngörülen takvim, kaynaklara göre yaklaşık olarak şöyle ilerliyor: DOC'un soruşturmayı resmen başlatması 4 Ağustos 2026, ITC'nin zarara ilişkin ön kararı 31 Ağustos 2026 civarında bekleniyor. DOC'un ön kararları ise CVD tarafında 8 Ekim 2026 (uzatılırsa 14 Aralık 2026), AD tarafında 22 Aralık 2026 (uzatılırsa 10 Şubat 2027) olarak öngörülüyor. Bu tarihler nihai değil; sürecin seyrine göre değişebilir.
Uzman Yorumu — Gelişmenin sektör üzerindeki olası etkileri
Piyasa değerlendirmelerine göre soruşturmanın açılması, henüz bir verginin yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor; bu bir ön inceleme sürecidir ve nihai kararlar aylar sürebilir. Ancak geçmiş örnekler, yalnızca soruşturma riskinin dahi ithalatçılarda temkinli davranışa ve sipariş planlamasında belirsizliğe yol açabildiğini gösteriyor.
İddia edilen marjların üst bandının Türkiye için %113'e ulaşması, olası bir nihai önlem senaryosunda ABD pazarına yönelik paslanmaz boru sevkiyatlarının maliyet açısından ciddi baskı altına girebileceğine işaret ediyor. Öte yandan marj aralığının alt bandının nispeten düşük olması, firma bazında sonuçların birbirinden belirgin şekilde ayrışabileceğini düşündürüyor. Kesin etkiyi, DOC ve ITC'nin ilerleyen aşamalardaki bulguları belirleyecek.
Sektörel Etkiler
Söz konusu ürün grubu, geniş yassı çelik veya inşaat demiri kategorilerinden ayrışan, görece niş ancak katma değeri yüksek bir segmenttir. Bu nedenle doğrudan etki, esas olarak paslanmaz boru üreten ve ABD'ye ihracat yapan firmalarda yoğunlaşıyor.
- Paslanmaz boru ihracatçıları: ABD pazarına bağımlılığı yüksek firmalar için pazar çeşitlendirmesi ve alternatif hedef pazarlar öne çıkabilir.
- İç piyasa ve rekabet: ABD'ye yönelemeyen hacmin bir bölümünün başka pazarlara veya iç piyasaya yönelmesi, ilgili segmentte fiyat rekabetini artırabilir.
- Genel çelik ihracatı: Türkiye'nin toplam çelik ihracatı içinde bu segmentin payı sınırlı olduğundan, makro ölçekte etkinin dar kapsamlı kalması bekleniyor; asıl risk ürün bazlıdır.
Bu gelişme, ABD ve AB pazarlarında Türk çelik ürünlerine yönelik ticaret savunması önlemlerinin son dönemde arttığı genel eğilimle de örtüşüyor. Firmaların hukuki temsil, veri hazırlığı ve soruşturmaya aktif katılım konularında hızlı hareket etmesi kritik önem taşıyor.
Sonuç
ABD'nin Türkiye, Hindistan ve BAE menşeli kaynaklı paslanmaz çelik boruya yönelik AD/CVD soruşturması, Türk üreticiler için önümüzdeki aylarda yakından takip edilmesi gereken bir ticaret savunması dosyası olarak öne çıkıyor. İddia edilen yüksek marjlara rağmen sürecin henüz ön aşamada olduğu, nihai sonucun DOC ve ITC'nin bulgularına bağlı olarak 2026 sonu ve 2027 başına sarkabileceği unutulmamalı. İlgili firmaların süreci proaktif yönetmesi, olası olumsuz etkileri sınırlamada belirleyici olacak.
Kaynaklar
- SteelOrbis — US launches AD and CVD investigations on stainless pipe from three countries
- US Federal Register — Welded Stainless Steel Line and Pressure Pipe From India, Turkey, and the UAE (20 Temmuz 2026)
- Faegre Drinker — New AD/CVD Petitions on Welded Stainless Line and Pressure Pipe
- International Trade Insights — Petition Summary
- SteelRadar — Türk çelik boru firmalarına yönelik anti-damping süreci
Editör Notu: Bu içerik, birden fazla güvenilir ulusal ve uluslararası kaynağın karşılaştırmalı analizi sonucunda hazırlanmış özgün bir sektörel değerlendirme olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
İlgili Yazılar
