0543 448 30 28 WhatsApp
AnasayfaBlogDemir-Çelik Haberleri › Hatalı Gümrük Sınıflandırması Türk Çelik Borusuna Ton Başına 300 Euro CBAM Faturası Çıkarabilir
Demir-Çelik Haberleri

Hatalı Gümrük Sınıflandırması Türk Çelik Borusuna Ton Başına 300 Euro CBAM Faturası Çıkarabilir

Hatalı Gümrük Sınıflandırması Türk Çelik Borusuna Ton Başına 300 Euro CBAM Faturası Çıkarabilir

Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM/CBAM) 1 Ocak 2026 itibarıyla bağlayıcı döneme geçtikten sonra, ihracatçılar için gümrük tarife pozisyonu artık yalnızca bir vergi meselesi olmaktan çıktı. Ürünün hangi kod altında beyan edildiği, doğrudan ödenecek karbon maliyetini belirliyor.

İspanya Çelik Üreticileri Birliği UNESID'in 31 Temmuz 2026'da kamuoyuyla paylaştığı değerlendirme, bu riskin somut büyüklüğünü ortaya koyuyor: büyük çaplı kaynaklı çelik boruların bazı AB üyesi ülkelerde "çelik yapı" olarak beyan edilmesi, Türkiye ve Çin menşeli ürünlerde ton başına yaklaşık 300 euroluk bir SKDM maliyet farkı doğurabiliyor.

Giriş

SKDM'nin geçiş dönemi 2025 sonunda tamamlandı ve 2026 başından itibaren ithalatçılar, kapsam içindeki ürünlerin gömülü emisyonları için sertifika yükümlülüğü altına girdi. Sistemin işleyişinde iki kritik değişken var: ürünün Kombine Nomanklatür (CN) kodu ve bu koda karşılık gelen emisyon değeri. İhracatçı doğrulanmış gerçek emisyon verisi sunamadığında, Avrupa Komisyonu'nun ülke-ürün bazında yayımladığı varsayılan değerler devreye giriyor.

Bu noktada gözden kaçan bir ayrıntı, tüm hesabı değiştirebiliyor. Aynı fiziksel ürün iki farklı kod altında beyan edildiğinde, iki farklı varsayılan emisyon değeriyle karşılaşıyor ve aradaki fark doğrudan ithalatçının maliyetine, dolayısıyla ihracatçının rekabet gücüne yansıyor.

Gelişme

UNESID'in işaret ettiği sorun, teknik görünmesine rağmen ticari sonuçları büyük bir sınıflandırma uyuşmazlığı. Birliğe göre bazı AB üyesi ülkelerde büyük çaplı kaynaklı çelik borular, gümrük beyanlarında NC 73089098 kodlu "çelik yapılar" kalemi altında gösteriliyor. Oysa Avrupa Birliği'nin Ağustos 2025'ten bu yana yürürlükte olan Bağlayıcı Tarife Bilgisi (EBTI) kararı, bu ürünlerin "büyük çaplı kaynaklı çelik boru" olarak sınıflandırılması gerektiğini ortaya koyuyor.

Farkın büyüklüğü şu şekilde özetleniyor:

  • Emisyon farkı: UNESID'e göre Çin veya Türkiye menşeli çelik yapılar için geçerli varsayılan emisyon değerleri, aynı ülkelerden ithal edilen çelik borulara kıyasla yaklaşık 4 ton CO2 daha yüksek.
  • Maliyet karşılığı: Ton başına 80 euroluk bir karbon fiyatı varsayımıyla, yalnızca hatalı tarife sınıflandırması ton başına yaklaşık 300 euroluk ek SKDM maliyeti anlamına geliyor.
  • Hacim: AB'nin çelik yapı ithalatı 2025'te yaklaşık 1,6 milyon tona ulaştı; bu, 2019 seviyesinin yaklaşık 2,5 katı.

UNESID, 300 euroluk rakamın örnekleme amaçlı olduğunu ve Komisyon'un varsayılan emisyon değerleri ile 80 euro/ton karbon fiyatı kabulüne dayandığını özellikle vurguluyor. Gerçek maliyet, ürünün doğrulanmış emisyon verisine ve ithalat anındaki karbon fiyatına göre değişecek.

Karbon fiyatı varsayımı bugünkü piyasa gerçeğinden uzak değil. Temmuz 2026 boyunca AB Emisyon Ticaret Sistemi'nde (ETS) tahsisat fiyatları büyük ölçüde 79-82 euro bandında hareket etti; ayın zirvesi 6 Temmuz'da 82 euro seviyesinde görüldü. Yani UNESID'in hesabı, temkinli değil güncel bir varsayım üzerine kurulu.

Birliğin işaret ettiği bir başka kırılganlık ise altyapı tarafında: Avrupa'da 2026 emisyon verilerinin doğrulanması için gereken akreditasyon sistemi henüz tam olarak tamamlanmış değil. Bu da doğrulanmış veri sunmak isteyen ihracatçıların pratikte varsayılan değerlere mahkûm kalma riskini artırıyor.

Uzman Yorumu — Gelişmenin sektör üzerindeki olası etkileri

Bu tablonun Türk çelik boru sektörü açısından iki ayrı yüzü var ve ikisi de dikkatle okunmayı hak ediyor.

Birincisi, doğrudan maliyet riski. Ürünü Avrupa'ya "çelik yapı" olarak giren bir Türk üreticisi, kâğıt üzerinde kendi üretim sürecinden kaynaklanmayan bir karbon yükünü satış fiyatına yansıtmak zorunda kalabilir. Ton başına 300 euro, çelik boruda ton fiyatının kayda değer bir bölümüne denk gelen bir büyüklük; bu ölçekte bir fark, sözleşmeyi kârlı olmaktan çıkarmaya yeter. Üstelik yük ilk elden ithalatçıda doğsa da, alıcının bu maliyeti tedarikçiyle paylaşmak isteyeceğini varsaymak gerçekçi olur.

İkincisi, rekabet dengesi tarafı. Sınıflandırmanın düzeltilmesi tek yönlü bir dezavantaj değil. Boruyu "çelik yapı" beyanıyla daha gevşek kota kalemlerinden geçiren oyuncular varsa, düzeltme bu kanalı da kapatacaktır. Kurallara uygun beyanla çalışan, emisyon verisini doğrulatabilen ve gerçek karbon ayak izi görece düşük olan üreticiler için bu, orta vadede daha adil bir rekabet zemini anlamına gelebilir.

Burada belirleyici olan husus şu: Türkiye'nin çelik üretiminde elektrik ark ocağı (EAO) ağırlığı yüksek ve hurda bazlı üretim, entegre tesis üretimine kıyasla belirgin biçimde düşük karbon yoğunluğuna sahip. Yani birçok Türk üreticisi için doğrulanmış gerçek emisyon verisi sunmak, varsayılan değerlere kıyasla avantaj yaratma potansiyeli taşıyor. Sorun kapasitede değil, dokümantasyon ve doğrulama sürecinin tamamlanmasında.

Piyasa değerlendirmelerine göre varsayılan değerlerin cezalandırıcı niteliği zamanla artacak; SKDM tasarımında varsayılan değerlere uygulanan ilave marjın ilerleyen yıllarda kademeli olarak yükselmesi öngörülüyor. Bu da veri doğrulama yatırımını erteleyen ihracatçının maliyetinin her yıl biraz daha artacağı anlamına geliyor.

Sektörel Etkiler

Çelik boru ve profil: Etkinin merkezinde bu grup yer alıyor. Türkiye'nin kaynaklı boru ihracatı 2026'nın ilk çeyreğinde yıllık %14,1 artışla 518.080 tona, değer bazında 451,17 milyon dolara ulaştı. Bu ihracatın ilk sıralarında Romanya, İngiltere, İtalya ve Almanya gibi Avrupa pazarları bulunuyor. Yani sınıflandırma tartışması, hacimsel olarak büyüyen ve ağırlıklı olarak Avrupa'ya yönelen bir kalemi doğrudan ilgilendiriyor.

Sıcak sac (HRC) ve yassı ürün: Boru üretiminin girdisi olması nedeniyle dolaylı etki söz konusu. Avrupa'ya boru sevkiyatında yaşanacak bir yavaşlama, yurt içi sac talebine de yansır. Ayrıca AB tarafında yassı ürünler zaten ayrı bir baskı altında; korunma önleminde 1 Temmuz 2026'dan itibaren kotalar 2024 seviyesine göre yaklaşık %47 daraltıldı ve kota dışı gümrük vergisi %50'ye çıkarıldı.

Karbon maliyeti ve enerji tarafı: SKDM'nin bağlayıcı hale gelmesiyle birlikte ihracatçının rekabet gücü artık yalnızca ne ürettiğine değil, hangi enerjiyle ürettiğine ve bunu belgeleyebilmesine bağlı. Doğrulama altyapısına yatırım yapan tesisler ile yapmayanlar arasındaki makas, önümüzdeki dönemde fiyat farkı olarak görünür hale gelecek.

İç piyasa: Avrupa kanalında daralma yaşayan üreticinin alternatif pazar arayışı ya da iç piyasaya yönelmesi, yurt içinde fiyat rekabetini sertleştirebilir. Bu, kısa vadede alıcı lehine bir tablo yaratsa da üretici marjları açısından baskı unsuru.

İnşaat ve altyapı projeleri: Büyük çaplı kaynaklı boru; su isale hatları, doğal gaz ve petrol boru hatları ile altyapı projelerinin temel kalemi. Avrupa'daki proje bazlı alımlarda karbon maliyetinin fiyata girmesi, ihale hesaplarının yeniden yapılmasını gerektirecek.

Sonuç

UNESID'in uyarısı, ilk bakışta bir gümrük tekniği tartışması gibi görünse de özünde şunu söylüyor: SKDM döneminde tarife pozisyonu, ürünün karbon fiyat etiketini belirleyen bir parametreye dönüştü. Yanlış kod, üreticinin gerçek performansından bağımsız olarak ton başına yüzlerce euroluk bir yük yaratabiliyor.

Türk ihracatçısı açısından atılacak adımlar oldukça somut: AB'ye giden sevkiyatlarda beyan edilen CN kodunun EBTI kararıyla uyumlu olduğunun teyit edilmesi, ithalatçı tarafındaki beyan pratiğinin takibi ve en önemlisi, varsayılan değerlere mahkûm kalmamak için doğrulanmış tesis bazlı emisyon verisinin hazırlanması. Hurda bazlı EAO üretiminin yaygın olduğu bir sektörde gerçek verinin varsayılan değerden daha iyi bir tablo ortaya koyma ihtimali yüksek — ancak bu ancak belgelenirse bir avantaja dönüşüyor.

Kaynaklar

Editör Notu: Bu içerik, birden fazla güvenilir ulusal ve uluslararası kaynağın karşılaştırmalı analizi sonucunda hazırlanmış özgün bir sektörel değerlendirme olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.

AB Çelik KotasıAvrupa BirliğiCBAMÇelik BoruÇelik FiyatlarıÇelik İhracatıCN KoduDemir ÇelikElektrik Ark OcağıETS Karbon FiyatıGümrük SınıflandırmasıKarbon EmisyonuKarbon Sınır DüzenlemesiKaynaklı BoruSıcak SacSKDMTürkiye Çelik SektörüUNESID
F
FRT Editör

FRT Sac Profil ve Demir Mam. içerik ekibi — demir-çelik sektöründe uygulamalı bilgi.

Bu ürünlerden mi lazım? Hızlı Teklif Al