0543 448 30 28 WhatsApp
AnasayfaBlogDemir-Çelik Haberleri › ÇİB Verisi: Çelik İhracatı Ocak-Temmuz'da %1,6 Arttı, Yassıdan Uzun Ürüne Kayış Derinleşti
Demir-Çelik Haberleri

ÇİB Verisi: Çelik İhracatı Ocak-Temmuz'da %1,6 Arttı, Yassıdan Uzun Ürüne Kayış Derinleşti

ÇİB Verisi: Çelik İhracatı Ocak-Temmuz'da %1,6 Arttı, Yassıdan Uzun Ürüne Kayış Derinleşti

Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) tarafından açıklanan verilere göre Türkiye'nin çelik ihracatı 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %1,6 artışla 11,37 milyon ton seviyesine yükseldi.

Manşetteki bu ılımlı artış, ilk bakışta durağan bir tablo çiziyor. Ancak ürün ve pazar kırılımlarına inildiğinde son yılların en belirgin kompozisyon değişimlerinden biriyle karşılaşılıyor: uzun ürün ve yarı mamul tarafı güç kazanırken yassı mamul cephesi ciddi biçimde daralıyor, pazar haritasında ise İngiltere beklenmedik bir sıçrama yapıyor.

Giriş

Türk çelik sektörü 2026'ya, Avrupa Birliği'nin sertleşen korunma önlemleri, devreye giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM/CBAM) yükümlülükleri ve zayıf küresel talep gibi eş anlı baskılarla girdi. Bu koşullar altında ihracat miktarının gerilememiş olması, kendi başına bir dayanıklılık göstergesi sayılabilir.

Buna karşılık toplam miktardaki %1,6'lık artış, sektörün içinden geçtiği yeniden konumlanmayı gizliyor. İlk yedi ayın verisi, Türkiye'nin ihracat sepetinin katma değeri daha düşük ancak talebi daha istikrarlı ürünlere doğru kaydığını, buna karşılık geleneksel olarak marj sağlayan yassı mamul segmentinde pazar kaybettiğini ortaya koyuyor.

Gelişme

ÇİB verilerine göre inşaat demiri (nervürlü çubuk) ihracatı yıllık %7,4 artışla 2,48 milyon tona yükseldi ve inşaat demiri, Türkiye'nin en fazla ihraç ettiği çelik ürünü konumuna yerleşti. Uzun ürün grubundaki güçlenme filmaşin ve yarı mamulde de sürdü: filmaşin ihracatı %10,3 artışla 624.000 tona, alaşımsız kütük ihracatı ise %18,4 artışla 349.000 tona ulaştı.

Aynı dönemde yassı mamul cephesinde tablo tersine döndü. Sıcak haddelenmiş yassı mamul (HRC) ihracatı %14,7 gerileyerek 1,95 milyon tonda kaldı. Daralma alaşımlı yassı çelikte çok daha sert yaşandı ve bu kalem %46,1 düşüşle 216.000 tona indi. Yassı grubunun tek pozitif ayrışan kalemi, %8,8 artışla 932.000 tona çıkan kaplamalı yassı mamul oldu.

Ara ve nihai ürün gruplarında ise görünüm karışıktı: çelik profil ihracatı %10,9 düşüşle 974.000 tona, kaynaklı boru ihracatı %5,3 düşüşle 1,08 milyon tona geriledi. Çelik konstrüksiyon aksamı ihracatı ise %3,3 artışla 648.000 ton olarak kaydedildi.

Ürün grubuOcak-Temmuz 2026Yıllık değişim
İnşaat demiri2,48 milyon ton+%7,4
Sıcak haddelenmiş yassı (HRC)1,95 milyon ton-%14,7
Kaynaklı boru1,08 milyon ton-%5,3
Çelik profil974.000 ton-%10,9
Kaplamalı yassı mamul932.000 ton+%8,8
Çelik konstrüksiyon aksamı648.000 ton+%3,3
Filmaşin624.000 ton+%10,3
Alaşımsız kütük349.000 ton+%18,4
Alaşımlı yassı çelik216.000 ton-%46,1
Toplam11,37 milyon ton+%1,6

Pazar haritasında İngiltere sürprizi

Pazar tarafında en dikkat çekici gelişme Birleşik Krallık'a yönelik sevkiyatların yıllık %90,1 artışla 700.000 tona yükselmesi oldu. Bu sıçrama, Türkiye'nin önde gelen ihracat pazarları arasındaki en güçlü performans olarak kayda geçti.

Buna karşılık geleneksel ilk iki pazarda hacim kaybı yaşandı. Romanya, sevkiyatların %13,1 düşüşle 962.000 tona gerilemesine rağmen ilk yedi ayda Türkiye'nin en büyük çelik ihracat pazarı olmayı sürdürdü. İtalya'ya ihracat da %5,1 azalarak 795.000 ton seviyesinde gerçekleşti.

Avrupa dışındaki pazarlarda büyüme devam etti: Ukrayna'ya ihracat %7,2, Yemen'e %5,7, Mısır'a %29,4 ve ABD'ye %17,2 arttı. Kayıp yaşanan pazarlar ise İspanya (%41,7 düşüş) ve Fas (%14,6 düşüş) oldu.

Değer tarafı: miktara paralel, birim fiyat yatay

Aynı döneme ilişkin değer bazlı veriler de benzer bir tablo ortaya koyuyor. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nin (ADMİB) paylaştığı Türkiye geneli rakamlarına göre çelik ihracatı Temmuz ayında %2,1 artışla yaklaşık 1,4 milyar dolara, Ocak-Temmuz döneminde ise %1,6 artışla 9,8 milyar dolara ulaştı. Demir ve demir dışı metaller ihracatı ise Temmuz'da %18,4 artışla 1,4 milyar dolar, ilk yedi ayda %12,8 artışla 8,6 milyar dolar oldu.

Miktar ve değer artışlarının ikisinin de %1,6 düzeyinde kalması, ortalama ihracat birim fiyatının yıllık bazda esasen yatay seyrettiğine işaret ediyor. İki veri seti üzerinden kabaca hesaplandığında ton başına ortalama değer yaklaşık 860 dolar seviyesine karşılık geliyor; ancak bu, farklı kurumların yayımladığı iki ayrı seriden türetilmiş yaklaşık bir göstergedir ve resmî bir birim fiyat açıklaması değildir.

Temmuz ayının değer bazlı kırılımında en yüksek ihracat 264 milyon dolarla demir çelik inşaat aksamında gerçekleşti; bunu 262 milyon dolarla demir çelik diğer ürünler, 230 milyon dolarla demir çelik çubuk ve 151 milyon dolarla demir çelik yassı sıcak ürün grubu izledi. Ülke sıralamasında Almanya 250 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Polonya ve Fransa'da yakalanan artışların ihracatın pazar çeşitliliği açısından olumlu bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.

Metodoloji notu: Farklı kurumların çelik ihracat verileri arasında kapsam farkı bulunduğu göz önünde tutulmalıdır. ÇİB'in birlik kayıtlarına dayanan serisi ile Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TCUD) gibi kuruluşların ürün tanımına göre daha dar tuttuğu seriler farklı toplamlar verebilmektedir. Bu değerlendirmede ÇİB serisi esas alınmıştır.

Uzman Yorumu — Gelişmenin sektör üzerindeki olası etkileri

Verideki asıl hikâye toplam rakamda değil, bileşimde. Yassı mamulde yaşanan çift haneli kayıp ile uzun üründeki artışın eş anlı gerçekleşmesi, tesadüfi bir dalgalanmadan çok yapısal bir yön değişikliğine benziyor.

Bu tabloyu açıklayabilecek birkaç mekanizma öne çıkıyor. Birincisi, AB'nin sıcak sac başta olmak üzere yassı mamulde uyguladığı anti-damping önlemleri ve daraltılmış korunma kotaları, Türk yassı ürününün Avrupa'ya erişimini fiilen pahalılaştırdı. İkincisi, küresel yassı piyasasında Uzak Doğu kaynaklı arz baskısı fiyat rekabetini sertleştirdi. Üçüncüsü, uzun ürün tarafında Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki altyapı ve konut talebi görece dirençli kaldı.

Alaşımsız kütük ihracatındaki %18,4'lük artış bu çerçevede ayrıca dikkate değer. Yarı mamul ihracatının hızlanması, üreticilerin nihai ürüne dönüştürme yerine ara ürünü satmayı tercih ettiği anlamına gelebilir; bu da tesis kullanım oranlarının ve haddehane marjlarının baskı altında olduğuna dair bir sinyal olarak okunabilir. Piyasa değerlendirmelerine göre bu eğilim sürerse, katma değerli ürün ihracatını büyütme hedefiyle çelişen bir seyir ortaya çıkabilir.

İngiltere'deki %90,1'lik sıçrama ise büyük olasılıkla tek bir faktörün değil, Brexit sonrası ayrı kota rejimi, AB kotalarının sıkışmasıyla oluşan ticaret sapması ve İngiltere'nin kendi üretim kapasitesindeki daralmanın bileşiminin sonucu. Bu tür hızlı pazar payı kazanımlarının, hedef ülkede korunma önlemi tartışmasını tetikleme riski taşıdığını da not etmek gerekir.

Sektörel Etkiler

  • İnşaat demiri ve uzun ürün: Talep tarafındaki görece istikrar, haddehanelerin kapasite kullanımını destekliyor. İhracat sepetindeki lider konum, iç piyasada arz-fiyat dengesini de yukarı yönlü etkileyebilir.
  • Sıcak sac (HRC) ve yassı mamul: %14,7'lik miktar kaybı, yassı üreticileri için iç piyasaya yönelme baskısı yaratıyor. Bu da yurt içi sac fiyatlarında rekabetin sertleşmesi anlamına gelebilir.
  • Kaplamalı sac: %8,8'lik artışla ayrışan bu segment, katma değerli ürüne geçişin işlediği tek yassı kalem olarak öne çıkıyor ve beyaz eşya ile otomotiv yan sanayine yönelik tedarikte fırsat alanı sunuyor.
  • Boru ve profil: Kaynaklı boruda %5,3, profilde %10,9'luk düşüş, inşaat ve altyapı odaklı ihracatın Avrupa ayağında zayıflamaya işaret ediyor.
  • Hurda tedariki: Uzun ürün ve kütük ihracatındaki artış, elektrik ark ocaklı tesislerin hurda talebini destekleyici yönde çalışıyor; bu, ithal hurda fiyatlarında aşağı yönlü hareketi sınırlayabilecek bir unsur.
  • Pazar riski: İlk iki pazarda (Romanya, İtalya) eş anlı hacim kaybı, Avrupa bağımlılığının azalmasından çok, kota ve önlem kaynaklı zorunlu bir yeniden yönlenmeye benziyor. Pazar çeşitlendirmesinin kalıcı olup olmayacağı yılın ikinci yarısında netleşecek.

Sonuç

2026'nın ilk yedi ayı, Türk çelik ihracatı için miktar bazında yerinde sayma, bileşim bazında ise belirgin bir dönüşüm dönemi oldu. 11,37 milyon tonluk ihracat ve %1,6'lık artış, dış ticaret önlemlerinin yoğunlaştığı bir konjonktürde savunulabilir bir sonuç sayılabilir.

Ancak yassı mamuldeki daralmanın kütük ve inşaat demiri ihracatındaki artışla telafi ediliyor olması, sepetin katma değer ekseninde aşağı yönlü kaydığına işaret ediyor. Yılın kalanında izlenmesi gereken üç başlık öne çıkıyor: AB'nin sıcak sacta yürüttüğü anti-damping gözden geçirmesinin sonucu, İngiltere'deki hızlı pazar payı artışının sürdürülebilirliği ve kaplamalı sac gibi katma değerli kalemlerin ivmesini koruyup koruyamayacağı.

Kaynaklar

Editör Notu: Bu içerik, birden fazla güvenilir ulusal ve uluslararası kaynağın karşılaştırmalı analizi sonucunda hazırlanmış özgün bir sektörel değerlendirme olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.

ADMİBÇelik FiyatlarıÇelik İhracatıÇelik ProfilÇİBDemir ÇelikFilmaşinHRCİhracat Verileriİngiltere Çelik Pazarıİnşaat DemiriKaplamalı SacKaynaklı BoruKütükRomanyaSıcak SacTürkiye Çelik SektörüYassı Mamul
F
FRT Editör

FRT Sac Profil ve Demir Mam. içerik ekibi — demir-çelik sektöründe uygulamalı bilgi.

Bu ürünlerden mi lazım? Hızlı Teklif Al