Çin Çelik İhracatı 2026 İlk Yarıda %5,6 Geriledi: Türkiye "Yol Geçen Hanı" Baskısıyla Karşı Karşıya
Çin’in çelik ihracatındaki ivme kaybı 2026’nın ilk yarısında belirginleşti. Ülkenin gümrük verilerine dayanan piyasa raporlarına göre, dünyanın en büyük çelik üreticisi ve ihracatçısı olan Çin, Ocak-Haziran döneminde yıllık bazda yaklaşık %5,6 daha az çelik sevk etti. Bu tablo, hem küresel ticaret akışlarını hem de Türkiye gibi ihracat odaklı üreticilerin rekabet koşullarını yakından ilgilendiriyor.
Türkiye cephesinde ise tersi bir manzara var: düşük fiyatlı ithal ürünlerin baskısı sürerken, sektör temsilcileri iç pazarı bir "yol geçen hanı" olarak tanımlıyor. Aşağıda hem Çin verilerini hem de bu verilerin Türkiye piyasasına yansımasını çok kaynaklı olarak derledik.
Giriş
2020-2024 arasında rekor seviyelere tırmanan Çin çelik ihracatı, 2026 ile birlikte yavaşlama sinyalleri veriyor. Bu yavaşlamanın arkasında tek bir neden değil; ihracat lisansı uygulaması, artan anti-damping ve korunma önlemleri ile bölgesel lojistik aksaklıkların bir arada rol oynadığı bir denklem bulunuyor. Söz konusu denklem, Uzak Doğu’dan Ortadoğu’ya, oradan da Akdeniz havzasına kadar uzanan geniş bir ticaret ağını etkiliyor.
Gelişme
Piyasa raporlarının Çin gümrük idaresi (GACC) verilerine dayandırdığı rakamlara göre, Çin’in 2026 ilk yarı çelik ihracatı yıllık %5,6 azaldı. İhracat hacmine ilişkin toplam tonaj için kaynaklar arasında farklılık bulunuyor: bazı değerlendirmeler ilk yarı toplamını yaklaşık 54,9 milyon ton, bazıları ise yaklaşık 57,9 milyon ton olarak aktarıyor. İki kaynak da yüzdesel düşüş oranında (%5,6) hemfikir; toplam tonajda ise bu farkın not edilmesi gerekiyor.
- Haziran ayı ihracatı: Yaklaşık 10,32 milyon ton; yıllık bazda yükseliş (yaklaşık %6,6-6,7), aylık bazda ise sınırlı bir gerileme (yaklaşık %0,2) görüldü.
- İlk çeyrek: Ocak-Mart 2026’da ihracat yıllık %9,9 düşüşle 24,71 milyon ton olmuştu; ikinci çeyrekte düşüşün bir miktar hafiflediği anlaşılıyor.
- Demir cevheri ithalatı: Çin’in ilk yarı demir cevheri ithalatı ise yıllık %6,3 artışla yaklaşık 628,9 milyon tona ulaştı; Haziran ithalatı aylık ve yıllık bazda yükseldi.
Piyasa katılımcıları düşüşün başlıca nedeni olarak Ocak 2026’da devreye giren çelik ihracat lisansı uygulamasını gösteriyor. Buna ek olarak başlıca ithalatçı ülkelerdeki anti-damping soruşturmaları ve korunma (safeguard) önlemleri ile Ortadoğu kaynaklı bölgesel gerilimin yol açtığı navlun artışı ve gemi/lojistik aksaklıkları, özellikle Körfez (GCC) rotasına yapılan sevkiyatları baskıladı.
Uzman Yorumu — Gelişmenin sektör üzerindeki olası etkileri
Çin ihracatındaki gerileme ilk bakışta küresel arz fazlasını hafifletici gibi görünse de, tablo bundan daha karmaşık. Sevkiyatlardaki düşüş büyük ölçüde bitmiş ürünlere yönelik ticaret engellerinden kaynaklandığı için, Çinli üreticiler yarı mamul (kütük, slab) ihracatına ve fiyat rekabetine yönelerek pazar payını korumaya çalışıyor. Bu durum, Türkiye gibi hem üretici hem de açık pazar konumundaki ülkelerde iç fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratma potansiyeli taşıyor.
Kısacası Çin’in "daha az ihracatı", otomatik olarak "Türkiye’ye daha az baskı" anlamına gelmiyor. Aksine, yönü değişen ticaret akışları ve fiyat kırma dinamiği, açık pazarları daha kırılgan hale getirebiliyor.
Sektörel Etkiler
Türkiye tarafında, sektör temsilcilerinin kamuoyuna yansıyan değerlendirmeleri bu kırılganlığı doğruluyor. Piyasa değerlendirmelerine göre öne çıkan başlıklar şöyle:
- İthalat baskısı: Sektör temsilcileri, düşük fiyatlı ithal ürünlerin iç pazarı zorladığını, Türkiye’nin adeta bir "yol geçen hanına" döndüğünü belirtiyor. Yassı çelikte ilk aylarda ithalatın ihracatı geride bıraktığı yönünde değerlendirmeler paylaşıldı.
- İnşaat demiri fiyat farkı: Piyasa değerlendirmelerine göre, ithal inşaat demiri liman teslimi yaklaşık 530 dolar/ton seviyesinde fiyatlanırken, yerli üretim maliyetinin yaklaşık 590 dolar/ton dolayında olduğu ifade ediliyor. Bu makas, bazı yerli üreticileri maliyet altı satışa zorlayan bir fiyat kırma ortamı oluşturuyor.
- Hurda ve maliyet tarafı: Elektrik ark ocağı (EAO) ağırlıklı Türk üretiminde maliyetler hurda fiyatlarına yüksek duyarlılık gösteriyor; ithal hurda piyasasındaki dalgalanma marjları doğrudan etkiliyor.
- İhracat pazarları ve kota: AB’nin korunma önlemi kapsamında 1 Temmuz 2026’dan itibaren kotaların daraltılması, Türk ihracatçıların en büyük pazarında rekabeti zorlaştırıyor; CBAM kaynaklı ilave karbon maliyeti de ihracatta baskı unsuru olmayı sürdürüyor.
Bu başlıklar bir arada değerlendirildiğinde, Türk üreticiler için 2026’nın ikinci yarısı; iç pazarda ithalatla, ihracat pazarlarında ise kota ve karbon düzenlemeleriyle eş zamanlı mücadeleyi gerektiren çift yönlü bir sınav niteliği taşıyor.
Sonuç
Çin’in 2026 ilk yarı çelik ihracatındaki %5,6’lık gerileme, küresel çelik ticaretinin yeni bir dengeye oturma sürecinin göstergelerinden biri. Ancak bu düşüş, ticaret engelleri ve yön değiştiren akışlar nedeniyle Türkiye gibi açık pazarlar için otomatik bir rahatlama sağlamıyor. Demir cevheri ithalatının artmaya devam etmesi, Çin’in üretim iştahının tümüyle sönmediğine de işaret ediyor. Türkiye açısından kritik olan; iç pazarda haksız fiyat baskısına karşı ticaret politikası araçlarının etkin kullanımı ile ihracatta CBAM ve kota gerçeğine uyum sağlayacak maliyet ve yeşil dönüşüm yatırımlarının hızlandırılması olacak.
Kaynaklar
- Mesteel — Steel exports decline in H1 as trade frictions and conflict disrupt flows
- IndexBox — China Steel Trade Data 2026: Exports Fall, Imports Shift
- GMK Center — China’s steel exports fell by 9.9% y/y in Q1
- Trading Economics — Steel & HRC fiyat/haber verileri
- Ekonomim — Türkiye demir çelikte ‘yol geçen hanı’ oldu, ‘fiyat kırma savaşı’ sektörü zorluyor
- SteelRadar — Güncel demir-çelik haber akışı (14.07.2026)
Editör Notu: Bu içerik, birden fazla güvenilir ulusal ve uluslararası kaynağın karşılaştırmalı analizi sonucunda hazırlanmış özgün bir sektörel değerlendirme olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
İlgili Yazılar
