Türk İthal Hurda Piyasasında Temmuz Geri Çekilmesi: Haziran Zirvesinden Yaklaşık 40 Dolar Düşüş
Küresel deniz aşırı hurda ticaretinin en önemli referansı olan Türkiye ithal hurda piyasasında Temmuz ayının ilk haftalarında belirgin bir geri çekilme yaşandı. Haziran ayında 400 doların üzerine çıkan HMS 1&2 80:20 karışım fiyatları, zayıflayan çelik talebi ve fabrikaların temkinli alım stratejisi nedeniyle kısa sürede yaklaşık 40 dolar değer kaybederek 363-373 dolar/ton CFR bandına indi.
Hurda, Türkiye'nin ağırlıklı olarak elektrik ark ocaklı (EAO) üretim yapısı içinde en kritik hammadde kalemidir. Bu nedenle İskenderun temelli deniz aşırı ithal hurda fiyatı, yalnızca Türk üreticiler için değil, uluslararası hurda piyasası için de yön belirleyici bir gösterge işlevi görüyor.
Giriş
2026'nın ikinci yarısına girilirken küresel çelik talebindeki zayıflık, hammadde fiyatlarına da yansımaya başladı. World Steel Association verilerine göre Mayıs 2026'da dünya ham çelik üretimi 157,9 milyon tona gerileyerek yıllık bazda yüzde 0,3 azaldı; özellikle Orta Doğu'daki sert düşüş ve Çin üretimindeki gerileme, talep tarafındaki kırılganlığı teyit etti. Bu tablo, ithal hurdaya yön veren Türk fabrikalarının satın alma iştahını doğrudan etkiledi.
Gelişme
Piyasa değerlendirmelerine göre Haziran ayının başında Kuzey Avrupa (Baltık) kökenli kargolar 400 doların hemen üzerindeki seviyelerde işlem görüyordu. Temmuz'un ilk haftasında ise ABD kaynaklı bir HMS 80:20 kargosunun yaklaşık 373 dolar/ton CFR seviyesinden bağlandığı, Avrupa menşeli satışların ise hafta başında 368-373 dolar, hafta sonunda 363-365 dolar/ton CFR aralığına kadar gevşediği bildirildi. Bu, kısa bir zaman diliminde yaklaşık 40 dolarlık bir düşüşe işaret ediyor.
Bazı değerlendirmelerde Haziran'daki zirve seviyelerinin 404 dolar/ton CFR'ye kadar test edildiği belirtildi; ancak Temmuz başındaki işlemlerin ağırlığı bu seviyenin belirgin biçimde altında oluştu. Kaynaklar arasındaki bu farklılık, esas olarak fiyatların ölçüldüğü tarih ve menşe farkından kaynaklanıyor. Öne çıkan ortak eğilim ise net: piyasa yukarı yönlü momentumunu kaybetti ve aşağı yönlü bir düzeltmeye girdi.
Türk fabrikalarının bu süreçte seçici davranarak alımlarını düşük fiyat seviyelerinde yoğunlaştırdığı, böylece hem ABD hem de Kuzey Avrupa'daki teklifleri aşağı çekmeye çalıştığı ifade edildi. Bir tüccarın fiyatların ne kadar hızlı gerilediğine "şaşırdığını" belirtmesi, düşüşün piyasadaki beklentilerin ötesine geçtiğini gösteriyor. Öte yandan ton başına 40 doların üzerinde seyreden yüksek navlun maliyetleri, ABD'li ihracatçıların bir kısmını parçalanmış (shredded) hurdayı iç piyasada tutmaya yönlendirdi.
Uzman Yorumu — Gelişmenin sektör üzerindeki olası etkileri
Hurda fiyatlarındaki gerileme ilk bakışta üreticiler için maliyet avantajı gibi görünse de, bu düşüşün ardındaki temel neden talep zayıflığı olduğu için tablo çift yönlü okunmalıdır. Hammadde ucuzlarken nihai ürün (inşaat demiri, kütük, tel) tarafında da fiyatların baskı altında kalması, üreticinin marjını koruma imkânını sınırlıyor. Nitekim Temmuz başında Türkiye uzun çelik piyasasının genel görünümü büyük ölçüde yatay seyretti; bu da hurdadaki düşüşün henüz belirgin bir talep canlanmasına dönüşmediğini gösteriyor.
Kısa vadede belirleyici olacak unsurlar; iç piyasada inşaat sektörünün mevsimsel seyri, ihracat pazarlarındaki (özellikle Avrupa) siparişlerin toparlanıp toparlanmayacağı ve döviz kuru ile finansman maliyetleridir. Hurda fiyatının dip yapıp yapmadığı ise büyük ölçüde fabrikaların stok politikası ile deniz aşırı arzın seyrine bağlı olacaktır.
Sektörel Etkiler
- Uzun ürünler (inşaat demiri, kütük, tel): Hurda maliyetindeki düşüş üreticiye hareket alanı açsa da, zayıf talep nedeniyle bu avantajın satış fiyatlarına doğrudan kâr olarak yansıması güç görünüyor. İnşaat demiri tarafında iç piyasada yatay-baskılı bir seyir hâkim.
- İç piyasa: İstanbul'da ince inşaat demirinin ton fiyatı Temmuz'da yaklaşık 35.200 TL seviyesine, önceki aya kıyasla sınırlı bir gerilemeyle işlem gördü; bu da yurt içi talebin temkinli olduğunu yansıtıyor.
- İhracat: Küresel talep zayıflığı ve Avrupa'daki ölçülü alım iştahı, Türk uzun ürün ihracatçıları için rekabeti sertleştiriyor. Hurda maliyetindeki düşüş, ihracat tekliflerinde fiyat esnekliği sağlayabilir.
- Yassı ürünler (HRC/CRC): Erdemir grubu ağırlıklı entegre üretim yapan yassı tarafta, küresel HRC fiyatlarındaki aylık zayıflama Türk sac piyasasına da genel bir baskı unsuru olmayı sürdürüyor.
- Talep tarafı sektörler: İnşaat, otomotiv ve beyaz eşyada talebin belirgin biçimde canlanmaması, çelik fiyatlarındaki toparlanma potansiyelini sınırlayan ana etken olmaya devam ediyor.
Sonuç
Temmuz 2026'nın ilk haftaları, Türk çelik sektörü açısından "ucuzlayan hammadde, ancak zayıf talep" ikilemini bir arada barındırdı. İthal hurdadaki yaklaşık 40 dolarlık geri çekilme, kısa vadede maliyet baskısını hafifletirken; nihai ürün tarafındaki yatay seyir, sektörün asıl sorununun fiyat değil talep olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki haftalarda hurdanın dip seviyesini bulup bulmadığı ve iç/dış talebin toparlanma sinyali verip vermeyeceği, piyasanın yönü açısından belirleyici olacak.
Kaynaklar
- Steel Market Update — Miller on Exports: Global scrap market slips (7 Temmuz 2026)
- Kallanish — Weak steel demand drives Turkish scrap prices lower
- SteelOrbis — Turkey's import scrap prices ($404/mt CFR referansı)
- SteelRadar — Türkiye uzun ürünler günlük analizi (8 Temmuz 2026)
- World Steel Association — Mayıs 2026 ham çelik üretimi
Editör Notu: Bu içerik, birden fazla güvenilir ulusal ve uluslararası kaynağın karşılaştırmalı analizi sonucunda hazırlanmış özgün bir sektörel değerlendirme olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
İlgili Yazılar
