Türkiye AB Sıcak Sac Kotasını İlk Haftada Tüketti: HRC Başvurusu Kotayı %133 Aştı
Avrupa Birliği'nin 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren yeni ve kalıcı çelik korunma rejiminde ilk somut sonuç ortaya çıktı: Türkiye, sıcak haddelenmiş sac (HRC) için ayrılan üçüncü çeyrek ülke kotasını daha ilk hafta içinde tamamen tüketen tek menşe oldu. Tahsis bekleyen başvuru hacmi, kısa sürede kota büyüklüğünün iki katından fazlasına ulaştı.
Bu tablo, kotaların yaklaşık yarı yarıya düşürüldüğü ve kota dışı verginin %50'ye çıkarıldığı yeni rejimin, Türk yassı çelik ihracatçıları üzerinde beklenenden de hızlı bir baskı oluşturduğunu gösteriyor.
Giriş
AB, 30 Haziran 2026'da sona eren önceki korunma mekanizmasının yerine, üçüncü çeyrekten itibaren daha sıkı bir kota-tarife (TRQ) sistemi devreye aldı. Yeni düzende gümrüksüz giriş yapabilen çelik hacmi belirgin biçimde kısıldı ve kota aşıldığında uygulanan vergi iki katına, %50 seviyesine yükseltildi. Ülke bazında tahsisler belirlenirken 2022-2024 dönemindeki ithalat payları, serbest ticaret anlaşmaları ve arz güvenliği gibi kriterler dikkate alındı. Türkiye, yassı ürünlerdeki güçlü ihracat geçmişi nedeniyle bu sistemde en çok izlenen menşelerden biriydi.
Gelişme
Kallanish ve Eurometal'in AB TARIC verilerine dayanan analizlerine göre, kritik yassı ürün kategorilerinde tablo şöyle şekillendi:
- Sıcak sac ve şerit (Kategori 1.A): Üçüncü çeyrek ülke kotası (CSQ) 160.574 ton olarak belirlenmişti. 1 Temmuz itibarıyla tahsis bekleyen hacim 229.564 tona ulaşarak kotayı 68.990 ton (%43) aştı. 6 Temmuz'a gelindiğinde bu rakam 374.409 tona tırmandı; yani kota 213.836 ton, oranla %133 oranında aşıldı.
- Metalik kaplamalı sac (Kategori 4.A): 63.925 tonluk kotaya karşılık tahsis bekleyen hacim 70.339 tona ulaşarak kotayı 6.414 ton (%10) aştı.
- Uzun ürünler: İnşaat demiri (Kategori 13) tarafında ise durum daha rahattı; çeyrek başında kotanın yaklaşık yarısı (yaklaşık %51'i) hâlâ kullanılabilir durumdaydı. Bu da baskının öncelikle yassı ürünlerde yoğunlaştığını gösteriyor.
Dikkat çeken bir diğer nokta, Türkiye'nin bu performansta yalnız kalması oldu. 6 Temmuz itibarıyla Hindistan HRC kotasının yaklaşık üçte birini (%32'sini kullanılabilir bırakarak), Güney Kore ve Vietnam ise kotalarının büyük bölümünü henüz kullanmamışken; ülke kotasını ilk hafta içinde tamamen tüketen tek menşe Türkiye oldu. FTA rezerv kotasının (120.921 ton) aynı tarihte hâlâ kullanılmamış olması ise sistemin ikincil erişim katmanındaki yapısal kısıtlara işaret etti.
Uzman Yorumu — Gelişmenin sektör üzerindeki olası etkileri
HRC kotasının bu denli hızlı dolması, iki yönlü okunabilir. Bir yandan Türk üreticilerin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü ve talebin ne kadar canlı olduğunu teyit ediyor. Öte yandan, çeyreğin geri kalanında kota dışı %50 vergiyle karşı karşıya kalınması, ihracat planlamasında ciddi bir belirsizlik yaratıyor. Kotanın erkenden tükenmesi, sevkiyatların takvimlendirilmesini ve fiyatlamayı doğrudan zorlaştıran bir unsur.
Piyasa katılımcıları, arzın bu şekilde sınırlanmasının Avrupa iç piyasasında HRC fiyatlarını destekleyebileceğini değerlendiriyor; nitekim yeni korumaların ardından bazı AB pazarlarında yassı ürün fiyatlarında yukarı yönlü hareket gözlendi. Türk ihracatçılar açısından ise gelecek dönemde kota takviminin çok daha titiz yönetilmesi ve alternatif pazarlara yönelim ihtiyacı öne çıkıyor.
Sektörel Etkiler
- Yassı ürünler (HRC/kaplamalı sac): Kotanın ilk haftada dolmasıyla çeyreğin kalanında AB'ye sevkiyat maliyeti %50 vergiyle katlanabilir; bu, en doğrudan etkilenen segment.
- İhracat stratejisi: Kota yönetiminin öne çıkması, üreticileri çeyrek başında hızlı sevkiyat ya da AB dışı pazarlara yönelme arasında tercihe zorluyor.
- İç piyasa ve fiyatlar: AB'ye yönelemeyen hacmin bir kısmının iç piyasaya veya üçüncü pazarlara yönelmesi, yurt içi yassı ürün fiyatları üzerinde dolaylı baskı oluşturabilir.
- Uzun ürünler: İnşaat demiri ve benzeri kategorilerde kota baskısı görece daha sınırlı; bu segment yassı ürünlere kıyasla daha esnek bir görünüm sunuyor.
- CBAM ile birleşen tablo: 2026'da devreye giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) maliyet etkisiyle birlikte düşünüldüğünde, AB pazarına erişim Türk üreticiler için hem kota hem karbon boyutuyla daha karmaşık hale geliyor.
Sonuç
Türkiye'nin yeni AB kotalarını ilk haftada aşması, kâğıt üzerindeki kısıtlamaların pratikteki etkisinin ne kadar sert olabileceğini erkenden ortaya koydu. Güçlü ihracat performansının bir göstergesi olan bu hızlı doluluk, aynı zamanda çeyreğin kalanında yassı ürün ihracatçıları için maliyet ve planlama riski anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde kota takviminin yönetimi, alternatif pazar arayışları ve Avrupa fiyatlarındaki olası güçlenme, Türk çelik sektörünün gündemini belirleyecek başlıklar olacak.
Kaynaklar
- Eurometal — Türkiye immediately exhausts key new EU steel TRQs
- Eurometal — Türkiye's EU HRC quota utilisation outpaces other origins
- Kallanish — Türkiye overshoots EU HR sheet quota as new steel regime begins
- Kallanish — EU quota cuts pressure Turkish flats as EU HRC TRQ fills on day one
- Crowell & Moring — EU Steel Overcapacity Regulation 2026/1384 (yeni kalıcı önlem)
Editör Notu: Bu içerik, birden fazla güvenilir ulusal ve uluslararası kaynağın karşılaştırmalı analizi sonucunda hazırlanmış özgün bir sektörel değerlendirme olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
İlgili Yazılar
